15 Kasım 2009 Pazar

Zaman koridorundan sızanlar


 

Birkaç gündür bloğumu açmamıştım ve bugün açınca değişiklikleri gördüm.

Şu anda üzerinde egzersizler yapıp yeni olanı kavramaya çalışıyorum.

Her şey sanki tıkanmış gibiydi,yazdıkça açılmaya başladı.

Şimdi bu yeniliğe paralel olarak yeni şeyler yazmanın zamanıda gelmiş oluyor.

Bundan sonraki yazılarımda özellikle can alıcı noktalara vurmaya çalışacağım.

Bu yazacaklarımla yeni kapılar aralayıp, benimle ve bana ait olanlara yeni kapılar aralayacağım.

Bunların başında insan mekanizmasının işleyişi gelirken, bu mekanizmayı bir dış çemberden takibe almış olan ruhsal ilişkileri anlatacağım.

Bunun dışında ise dünyasal faaliyet ve faktörleri masaya yatıracağım.

Bu faktörlerin arka plan işleyişleriyle olan ilişkilerini irdeleyeceğim.

Örneğin şu anda birileri korkunç savaşlar peşinde ve bu dünya falına girmiş vaziyette.

Yani bu kaçınılmaz bir şekilde günlük yaşama girecek.

Ben burada savaşın görünen yüzünden ziyade arka plandaki tezgahçıların niyetleri ve ulaşmak istedikleri amaçlar üzerinde duracağım.

Bu bağlamda çoklarının canı yanacak fakat aklı olanlarda bundan alınması gereken dersleri almış olacak.

Şu anda bir dönem yaşanıyor ve bunu şöyle hayal ediniz.

Savannada büyük bir aslan sürüsü ve bunlar yirmi civarındalar.

Tüm hayvanlar karşıya taşındı ve bunlar son olarak bir bufaloyu yere yatırdılar.

Bu bir anlamda onların son yemekleri oluyor.

Yiyenler açıktan farkında değiller fakat his olarak hepside azami parçayı koparmaya çalışıyor.

Bunlardan güçlü olanları çok daha fazla pay kapıp yaşamını birgün daha ileriye taşırken,bazılarıda az bir parçayla doyuma ulaşıp geriye çekiliyor.

Karnı tok olanlar zamanı biraz daha uzatırken, azla yetinenler Birgün önce yaşama veda edecekler.

Son birgün içersinde ise her şey değişebilir fakat o sürede birçoğu zaten kaybolup gitti.

Kaybolanlar sahneden çekilirken yerlerini kendilerinden daha güçlü olan genlere bıraktılar.

Şu anda dünya buraya kadar geldi.

Ya devam,yada yokluğa girmek.

Bunun içinse her türlü savaşa giriyorlar ve bu kaçınılmaz oluyor.

Çünkü bu aynen bufalodan parça koparıp ömrü Birgün daha uzatmaya benziyor.

Bunu etrafta gezinen kalabalıklar anlayamıyorlar çünkü onlar oyun içerisindeler, yani banttan yayında.

Oyunu ancak direk çekimdekiler anlıyor ki bunlarda geleceğe yön veren aktörler oluyor.

Ben bundan sonra bu aktörlerin oynadıkları oyunları daha açık ve anlaşılır hale getirmeye çalışacağım.

Bugün bunun başlangıcıdır.